PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

MUH. STANDARTLARI

Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. RESMİ GAZETE

DUYURULAR

ÖZELGE:ÖRTÜLÜ SERMAYE ÜZERİNDEN ÖDENEN FAİZ

 

T.C.

GELIR IDARESI BASKANLIGI

 ISTANBUL VERGI DAIRESI BASKANLIGI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlügü)

 

Sayi  62030549-125[12-2013/232]-75338----18/08/2015

Konu Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz tutarlarinin zarar elde edilmesi halinde kar payi kapsaminda degerlendirilmesi.

 

            Ilgide kayitli özelge talep formu ve ekinde; 2012 hesap dönemi faaliyetlerinizin zarar ile sonuçlandigi, bulundugu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmis olan ve sadece iliskili bulundugu kurumlara degil tüm gerçek ve tüzel kisilere kredi veren grup sirketinizden kullanmis oldugunuz kredinin örtülü sermaye olarak degerlendirilen kismina isabet eden faiz tutarlarini kanunen kabul edilmeyen gider olarak vergi matrahina eklediginiz, 2012 hesap döneminde zarar etmis olmaniz nedeniyle grup firmasindan kullanilan kredinin örtülü sermaye tutarinin tespitinde dikkate alinan tutarina iliskin olarak bu firmaya ödenen faiz tutarlarinin ilgili hesap dönemi sonu itibariyla dagitilmis kar payi olarak kabul edilmemesi gerektigini düsündügünüz belirtilerek konuya iliskin Baskanligimiz görüsü talep edilmektedir.

      5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fikrasinda, Kanunun 1 inci maddesinde sayilan kurumlardan kanuni ve is merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlarin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançlari üzerinden dar mükellefiyet esasinda vergilendirilecekleri hüküm altina alinmis ve ayni maddenin üçüncü fikrasinda da, dar mükellefiyette kurum kazancini olusturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayilmistir.

            Anilan Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fikrasinda; tam mükellef kurumlar tarafindan, Türkiye'de bir is yeri veya daimî temsilci araciligiyla kâr payi elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dagitilan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fikrasinin (1), (2) ve (3) numarali bentlerinde sayilan kâr paylari üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin üçüncü fikrasi uyarinca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oraninda kurumlar vergisi kesintisi yapilacagi hüküm altina alinmistir.

            Kanunun 12 nci maddesinin birinci fikrasinda; kurumlarin, ortaklarindan veya ortaklarla iliskili olan kisilerden dogrudan veya dolayli olarak temin ederek isletmede kullandiklari borçlarin, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katini asan kisminin ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayilacagi, yedinci fikrasinda da; örtülü sermaye üzerinden kur farki hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlarin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarinin uygulanmasinda, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye sartlarinin gerçeklestigi hesap döneminin son günü itibariyla dagitilmis kâr payi veya dar mükellefler için ana merkeze aktarilan tutar sayilacagi, daha önce yapilan vergilendirme islemleri, tam mükellef kurumlar nezdinde yapilacak düzeltmede örtülü sermayeye iliskin kur farklarini da kapsayacak sekilde, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltilecegi ve bu düzeltmenin yapilmasi için örtülü sermaye kullanan kurum adina tarh edilen vergilerin kesinlesmis ve ödenmis olmasinin sart oldugu hüküm altina alinmistir.

            Öte yandan Kanunun 11 inci maddesinin birinci fikrasinin (b) bendinde ise örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farklari ve benzeri giderlerin kurum kazancinin tespitinde gider yazilamayacagi hüküm altina alinmistir.

            Buna göre, ortak veya ortaklarla iliskili sayilan bir sirketten borç alinmasi isleminin örtülü sermaye kapsamina girmesi halinde örtülü sermaye sayilan borç tutari üzerinden hesaplanan ve ödenen faiz, kur farki ve benzeri giderlerin, gider veya maliyet unsuru olarak degerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadir.

            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliginin "12. Örtülü Sermaye" baslikli bölümünde, konu ile ilgili ayrintili açiklamalar yer almakta olup anilan Tebligin "12.4. Örtülü sermaye üzerinden yapilan ödemeler veya hesaplanan tutarlarin kâr payi sayilmasi ve yapilacak düzeltme islemleri" baslikli alt bölümünde;

            "Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarinin uygulanmasinda, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye sartlarinin gerçeklestigi hesap döneminin son günü itibariyla dagitilmis kâr payi veya dar mükellefler için ana merkeze aktarilan tutar sayilacaktir. Kur farklari bu kapsamda degerlendirilmeyecektir.

           ...

            12.4.2. Borç verenin dar mükellef kurum, gerçek kisi, vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf herhangi bir kisi olmasi

            Borç para verenin dar mükellef kurum, gerçek kisi veya vergiden muaf herhangi bir kisi olmasi durumunda, örtülü sermaye üzerinden ödenen faizler borç veren nezdinde, örtülü sermaye sartlarinin gerçeklestigi hesap döneminin son günü itibariyla dagitilmis kâr payi olarak kabul edilecektir. Bu sekilde dagitilmis kâr payi, net kâr payi tutari olarak dikkate alinacak ve brüte tamamlanarak belirlenen oranlarda vergi kesintisine tabi tutulacaktir. Örtülü sermayeye isabet eden kur farki giderlerinin kâr payi olarak kabul edilmesi ve dolayisiyla vergi kesintisine tabi tutulmasi söz konusu degildir.

            ...."

            açiklamalarina yer verilmistir.

            Bu hüküm ve açiklamalara  göre, grup firmasindan kullanmis oldugunuz kredinin örtülü sermaye olarak dikkate alinan tutarina iliskin hesaplanan veya ödenen faiz tutarlarinin ilgili hesap dönemi sonu itibariyla dagitilmis net kar payi olarak dikkate alinmasi ve ilgili  dönemde sirketiniz zarar etmis olsa dahi bu tutarin brüte tamamlanarak Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fikrasi uyarinca %15 oraninda kurumlar vergisi tevkifatina tabi tutulmasi gerektigi tabiidir.

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

(*)     Bu Özelge 213 sayili Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanilarak verilmistir.

(**)   Inceleme, yargi ya da uzlasmada oldugu halde bu konuya iliskin olarak yanlis bilgi verilmis ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmis olan bu özelgeye uygun islem yapmaniz hâlinde, bu fiilleriniz dolayisiyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafiniza vergi cezasi kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktir.